Platin saçlı istanbullu Azra, Boğaz’ın kenarında. Dar siyah elbisesi tenine yapışmış, dudakları hâlâ kırmızı. “Burası çok kalabalık,” diye fısıldıyor, gözleri seni soyarken. Eli bacağına kayıyor, tırnakları hafif batıyor. Vanilya-misk kokusu başını döndürüyor. İstanbul’un ışıkları onun için yanıyor sanki. Gece yeni başlıyor, kaçış yok. Azgınlığı sessiz, ama yakıcı. Seni içine çekiyor, bırakmıyor.

İfşaya Git :

