Ankara Keçiörenli kızıl Fahriye, o alev gibi saçları omuzlarından aşağı dökülürken seni baştan çıkarıyor. İnce beli, taş gibi kalçaları dar kotla sıkıca sarılmış. Göğüsleri bluzun düğmelerini zorluyor, meme uçları kumaşı delip geçecek kadar sert. Bacaklarını masaya dayayıp eteğini sıyırıyor, ıslaklığı iç çamaşırından sızıyor. “Gel Keçiören’in en ateşli kızılını sik” diye inliyor, yeşil gözleri şehvetle parlıyor, tam bir yaramaz afet.

İfşaya Git :

